Pandeminin Gölgesinde Bir Yaz
Hani böyle bazı anlar vardır, insanın hafızasına kazınır ya; işte öyle bir an...
Hani böyle bazı anlar vardır, insanın hafızasına kazınır ya; işte öyle bir an...
2019 sezonu; Mayıs başı tekneye gelmemizden itibaren gayet güzel, sakin ve huzurlu geçiyor. Bu sene işlerden dolayı Nisan başı yerine Mayıs’a kaydı gelişimiz. Ama Nisan ayı zaten çok yağmurlu ve serin geçtiği için bu durum beni çok da üzmedi açıkçası. Sezonun başlarınaysa bozulan hidrofor pompası...
2018 sezonu hem çok güzel hem de öncekilerden biraz farklı bir sezon oldu bizim için. Sezona Mart ayında Orhaniye’deki şirin iskelemizin yıkım haberi ile başladık, Ege'de harikeyn korkusu ile bitirdik. Harikeyn kısmına değineceğim ama önce iskelemizin yıkılmasından bahsetmek istiyorum. Bu yıkım haberine ne kadar üzüldüğümü...
Geçtiğimiz şubat ayında hayatımızı değiştiren ve bize deniz üstünde ev olan teknemiz Mia ile olan birlikteliğimizin ikinci yılını kutladık. Birliktelik diyorum çünkü bunun karşılıklı bir sevgi olduğunu düşünüyorum. İki senedir tekne sahibiyiz biz ama durum sadece bu kadar değil; onun sayesinde hayatımızın yönü değişti. Hayallerimiz...
Geçtiğimiz yazıda sizlere sonbaharda yaptığımız keyifli seyri anlatıyordum ve en son sert havadan dolayı Bozukkale Koyu’nda bir gece daha kalmaya karar verdiğimizden bahsetmiştim. Şimdi sıra hikayenin devamına ve Çiftlik Koyu 'nda yaşadıklarıma geldi...
Her gidişin bir de dönüşü vardır. Bizim de çok güzel anılar biriktirdiğimiz Fethiye – Göcek rotasından sonra artık köyümüze, Orhaniye’ye dönme vaktimiz geldi. Orhaniye – Fethiye rotasında olduğu gibi yine üç günlük bir seyir planı ile Orhaniye’ye dönüş seyri planladık. Elveda Göcek...
Ailemizle ve uzun zamandır görüşmediğimiz arkadaşlarımızla birlikte güzel günler geçirdikten sonra, artık Fethiye’den ayrılma vakti gelmişti. Evet, bu macera bitmişti belki ama yepyeni bir macera vardı önümüzde; Göcek. Önce Göcek'e doğru sonra da Göcekte yelken seyri için sabırsızlanıyorduk.[blockquote text="Yıllardır methini duyduğum, yatçıların cenneti olarak anılan...
Uzun zamandır araştırdığımız solar panel montajı konusunu sonunda neticelendirerek teknemizde kendi kendimize yetmenin ilk adımını attık.İlke olarak teknemizde TV bulundurmamamıza, deniz yaşamı için gerekli olmayan enerji açı cihazlarımız olmamasına rağmen, iskelemizden her ayrıldığımızda gözümüzü hızla düşen akü voltajından ayıramaz olmuştuk. Tüm aydınlatma sistemimizin led’e dönüştürülmüş...
İşler güçler, seyahatler, kara bakımı, eğitim haftası derken istemeden de olsa teknemizi çok yalnız bırakmıştık. Nihayetinde işlerimizi organize edip Mayıs başında, kedimiz Mia’yı da yanımıza alarak Orhaniye’deki minik cennetinde bizi bekleyen teknemize kavuştuk. Şimdi tekneyi sezona hazırlama zamanı...