Solar Panel Montajı

Solar Panel Montajı

Uzun zamandır araştırdığımız solar panel montajı konusunu sonunda neticelendirerek teknemizde kendi kendimize yetmenin ilk adımını attık.

İlke olarak teknemizde TV bulundurmamamıza, deniz yaşamı için gerekli olmayan enerji açı cihazlarımız olmamasına rağmen, iskelemizden her ayrıldığımızda gözümüzü hızla düşen akü voltajından ayıramaz olmuştuk. Tüm aydınlatma sistemimizin led’e dönüştürülmüş olması, buzdolabını çok açıp kapamamamız ve aldığımız diğer türlü tasarruf önlemleri kıyıdan ayrı geçen ilk gecenin ardından biten akülerimizi mutlu etmeye yetmiyordu. Arıza moduna geçen buzdolabına rağmen, çevremize olan saygıdan çalıştırmak için öğleden sonrayı beklediğimiz jeneratörün gürültüsü her geçen gün bizi biraz daha rahatsız eder olmuştu.

Solar Panel Montajı Haricinde Elektrik Sistemi ile İlgili Başka Değişiklikler de Yaptık

Geçtiğimiz kış bakımında teknemize baş pervane taktırmaktan vazgeçmiştik. Ve ona ayırdığımız bütçeyi solar panel, elektrik sistemi elemanları ve aküleri yenilemekte kullanmaya karar vermiştik. Uzun araştırmalar sırasında Youtube kanalında detaylı ders kıvamında kendi hazırladığı videoları paylaşan bir firma yetkilisine denk geldik. Bilgi açlığı ile izlediğimiz videoların ardından kendisiyle iletişime geçtik. Konusunda uzman, çözüm üretme önceliği olan, her sorulan soruya mutlulukla cevap veren Trend Marin firmasının yetkilisi Oktay Bey ile saatler süren sayısını unuttuğumuz telefon konuşmaları yaptık.

Aklımıza gelen her soruyu sorduk. Biz ona kullanım senaryomuzu anlattık. O bize nelere ihtiyaç duyduğumuzu açıkladı ve seçenekler sundu. Solar paneller dışında daha birçok değişiklik yapmak istediğimiz için karmaşık ve korkutucu bir süreçti bu. Fakat deneyimli ve sabırlı bir profesyonel sayesinde sorunsuz tamamlandı.

Teknedeki Yenilikler

Yeni sistemimiz; daha güçlü servis aküsü grubu, bu aküleri uzun yıllar kullanmamızı sağlayacak modern bir akü şarj cihazı, solar paneller, solar panellere ait regülatör, teknemizde önceden bulunmayan invertör cihazı, tüm sistemi detaylı olarak takibe olanak veren akü monitörü ve kaçaklardan teknemizi koruyacak galvanik izolatörden oluşuyor.

solar panel montajSolar panellerimiz ve krom ayakları monte ediliyor

Rijit mi Yoksa Esnek Solar Panel mi?

Güneş paneli konusunda karar vermemiz gereken ilk konu rijit ya da esnek solar panel tercihiydi. Esnek panelleri ekstra krom taşıyıcılar olmadan bimininin üstüne koyma imkânı var. Ama bu devamında bimininin her daim açık kalmasını gerektiriyordu. (panelleri her seferinde takıp sökmek pratik olmayacaktı). Biz ise; güzel Ege akşamlarında yıldızların altında oturmaya tutkunuz.  Bu sebeple esnek panel uygulamasından vazgeçerek krom bir aksam yardımıyla rijit panel taktırma yoluna yöneldik.

Parlatacak Daha Çok Krom mu Dediniz?

Dostlarımız bizi krom ücretleri ve işçiliği konusunda biraz korkutmuşlardı. Fakat ürün temininde doğru firmaya ulaşmamız bizi doğru uygulama firmasına ve dolayısıyla onların krom ekibine yönlendirdi. Güneş panellerinden maksimum verim almak için güneşe göre açısı değiştirilebilir bir sistem talebimiz de çok güzel bir şekilde çözümlendi. Neticede makul sayılacak fiyat ile beklentimizin çok üstünde bir sonuç aldık.

Bu konudaki tek olumsuz durum, bundan sonra bana parlatacak daha çok krom parça çıkmış olması oldu…

teknede güneş paneli Montajı biten solar panellerimiz yeni evlerine kavuştular

Akü ve Diğer Elektrik Sistemi Parçalarının Değişimi

Kullanım ömrünü tamamlamış üç adet 102 amper sulu akümüzü, 120 amperlik dört adet jel akü ile güncelledik. Teknemizle yaşıt olan akü şarj cihazımızı, 12V 60A verebilen daha verimli ve kademeli şarj sistemi sayesinde akülerimizi uzun yıllar kullanmamızı sağlayacak güncel bir cihaz ile değiştirdik. Jeneratörün belki de tek eksikliğini hissedeceğimiz, işimizi devam ettirebilmemiz için lazım olan bilgisayar şarjında kullandığımız 220 V ihtiyaçlarımızı ise 1600 W’lık bir invertör edinerek bertaraf ettik. Akülerimizi beslemek için günlük tüketimimizi karşılayabilecek 160 watt’lık iki adet rijit solar panel tercih ettik. Farklı fiyat aralıklarında birçok solar panel markası ve alternatifi arasından, rüştünü ispat etmiş ve uzun yıllar verimini korumayı vaad eden Solara markasından yana tercihimizi kullandık. Sonuçta Mia’yı geçici bir ev olarak görmüyoruz, kısa vadede değiştirmeyi düşünmüyoruz. Bu sebeple de ona yatırım yapmaktan çekinmiyoruz.

Güneş Panellerimiz Bir Süre Sonra Garantiden Değişti

(2018 yazında solar panellerimizin üzerinde bazı hücresel deformasyonlar meydana geldi. Solara markası ile iletişime geçerek panellerimizin garanti kapsamında değişimini sağladık. Sadece bir sene gibi kısa bir sürede meydana gelen bu hücresel deformasyonlar bizi çok üzdü. Ama neyse ki sorunsuz bir şekilde arızalı ürünler yenileriyle değiştirildi. Bu aşamada Trend Marin firmasından Oktay Bey bize gerçekten çok yardımcı oldu.)

 

eski aküler

yeni aküÖmrünü tamamlamış eski akülerimiz ve yeni jel akülerimiz

Ürünleri temin ettiğimiz firma İstanbul’da olduğu için, montaja Marmaris’ten anlaşmalı oldukları başka bir firma geldi. Ürünlerin teminindeki profesyonelliğin aynısını montajında da yaşadık. Mobile Marin firması sahibi Mert Bey ve ekibi üç gün boyunca sabahtan akşama kadar aşırı titiz bir şekilde çalışarak sonuçtan çok memnun olmamızı sağladılar.

Güneş enerjisinin doğa ile olan dostluğu, bundan sonra hiçbir karbon salınımı yapmadan kendi enerjimizi üretecek olduğumuz gerçeği ve karayla olan bağlantımızın bir nebze de olsa azalmış olmasının verdiği mutlulukla, biz de bir sonraki seyrimizi sabırsızlıkla beklemeye başladık. Minik bir ipucu vermek gerekirse birkaç gün sonra Fethiye’ye doğru yola çıkmayı planlıyoruz. Haritalarımızı alarak rota planımızı detaylı bir şekilde yaptık, dersimizi çalıştık. Hem yeni bir yöreyi keşfedeceğimiz için hem de ilk defa bu kadar uzun bir rota planladığımız için içimiz kıpır kıpır.

Denizde Yaşamak ve Yeni Maceralar

Denizde yaşamak, karadakinden haliyle biraz farklı. Hayat bazen daha basit, bazen daha karmaşık. Biz de iki aydır bu farklı hayatı aralıksız yaşıyoruz ve her gün daha mutlu uyanıyoruz. Bizim gibi, kedimiz Mia da burada olmaktan çok mutlu. Günlük rutinleri arasında; bumbanın gölgesinde uyumak, havuzlukta güneşlenmek, bıyıklarını tüm halatlara tek tek sürtmek yer alıyor.

Seyir esnasında ise teknede sallanmanın en az hissedildiği yer olan salmanın yakınlarına yani masanın altına gidip yatıyor. Ve sabırsızlıkla demir atmamızı bekliyor. Demiri attığımız anda ise önce onu bekleyen ödül mamasını büyük bir iştahla yiyor. Sonra ‘nereye geldik acaba yine’ diye merak ederek etrafı kolaçan ediyor.

Mia Denizin Tuzlu Suyu ile Sonunda Tanıştı

Ama fazla merak yüzünden başına işler de açmıyor değil. Örneğin geçenlerde ilk defa denize düşerek tuzlu su ile tanıştı. Bu sayede yüzebiliyor olduğunu öğrenmiş olduk biz de. Bunun bir gün başımıza geleceğini bildiğimiz için önceden bir aksiyon planı hazırlamıştık. Bu sayede heyecan ve korkudan elimiz ayağımıza dolaşmadı çünkü ne yapacağımızı biliyorduk. Suya düşene kadar kendine çok güvenen bir edası olan Mia’nın, sudan çıktığı anda o havasından eser kalmadı tabi. Gözlerinde acı bir korku ifadesiyle bize doğru yüzmeye başladı. Biz de onu hemen ensesinden tuttuğumuz gibi iskeleye çıkardık. Ve üzerindeki tuzu yalamasın diye ılık suda yıkadık. İki gün depresyona giren Mia, üçüncü gün yine tekne tepelerinde dolaşmaya başladı.

teknede kediKediler de denize girdikten sonra güneşlenir ; )

Teknede Görev Paylaşımı

Denizde yaşamanın bize kattıklarından biri de işlerin paylaşımı. Karadaki hayatımızda daha spesifik rollerimiz ve görevlerimiz varken denizde herkes her işi yapıyor. Sizlerde de öyle mi bilmiyorum ama bizim teknede bir bakıyorsunuz elime fırça almış teknenin altını ben temizliyorum… Bir bakıyorsunuz o günün bulaşıklarını Fırat yıkıyor. Kız işi erkek işi diye bir ayrım olmadan herkes her işi yapabiliyor.

Ekibimizin en tembel üyesi ise tabii ki Mia. Tüm gün yemek yemek, uyumak ve oyun oynamak harici bir şey yapmamayı tercih ediyor.

Selimiye’nin En Güzel Zamanı

Sezon daha tam başlamadan, okullar tatile girmeden ve koylar kalabalıklaşmadan Hisarönü Körfezi’ndeki koyların keyfini çıkardık. Özellikle Selimiye’yi çok seviyorum. Ama yoğun zamanlarında gitmemeyi tercih ediyorum. Ne denizden ne de karadan. Oysa koca koyda bizden başka sadece 4 – 5 teknenin daha alargada olduğu o günlerde yaşadığım huzuru tarif edemem.

selimiye alargaSezon başında Selimiye çok huzurlu, çok sakin…

Akşamları restoran ışıklarının denize yansıdığı, cırcır böceği sesinden başka bir ses duyulmayan, havadaki huzuru her nefesimizde ciğerlerimize çektiğimiz o günlerde, bir de ziyaretimize gelen yunus ile Selimiye benim için başka bir anlam kazandı. Zaten böyle anılar biriktirebildiğim için ne kadar şanslı olduğumu düşündüğüm bir zamanda, teknemizin etrafında dolaşan yunus kendimi daha da mutlu hissetmeme sebep oldu. Bu mutluluk için, evimle beraber gezebildiğim için, yüzen evimin pencerelerinden her gün başka manzaralar görebildiğim için her fırsatta evrene teşekkürlerimi sunuyorum.

Hayat Paylaştıkça Güzel

Yine böyle kalabalıktan uzak, sessiz sedasız birkaç gün geçirdiğimiz Kocabahçe koyunda sancak tarafımıza bir tekne yanaştı. Daha çok yeni oldukları her hallerinden belli olan bir çift vardı teknede. Dümende genç bir erkek, demirde ise genç bir kız. Çok düzgün olmayan bir şekilde demir atıp, kıyıdan koltuk almaya gittiler. Hemen kendi senaryomuzu düşündüm. Biz bir koya demir atarken genelde dümende ben oluyorum. Fırat teknenin başında demirle ilgileniyor ve bana direktif veriyor. Uygun derinliğe demir atıp doğru miktarda kaloma verdiğimizden emin olunca tekneyi kıçtan kara yapmak için Fırat gidiyor kıyıya.

Yan teknede ise senaryo bizimkinin tam tersiydi. Genç kız önce demirdeydi, sonra da halat bağlamaya kıyıya gitti. Olabilir, herkesin senaryosu farklıdır. Ancak bir hata başka bir hataya sebep oldu. Dingiyle kıyıya gitmeye çalışan genç kız güçsüz kollarıyla kürek mi çeksin, düzgün roda edilmemiş halatı mı açsın bilemedi. Ani gelen sağanaklarla tekne savrulmaya başlayınca da sinirler gerildi, sesler yükseldi.

Fırat hemen suya atladı ve yardımlarına koştu. Biz de bir buçuk senelik tecrübemiz düşünülünce usta denizciler değiliz. Ama öyle ya da böyle birimizin deneyimi diğerinden fazla. Hiçbirimiz doğuştan demir atmayı ya da yelken yapmayı bilerek dünyaya gelmiyoruz. Yaşayarak öğreniyoruz. Geçen yaz Dirsek’te demirimiz taradığında bize yardımcı olan kaptan, bu yaz yan teknenin kıçtan kara olmasına yardımcı olan biz.

Bilgi aktardıkça çoğalıyor ve hayat paylaştıkça güzelleşiyor. Ve bu hayatı daha anlamlı kılan da bu küçük detaylar oluyor.

Orhaniye tekneSizce de hayat paylaşınca güzelleşmiyor mu?

 

Yazılış Tarihi :16.06.2017
Yelken Dünyası Dergisi, Temmuz 2017 sayısında yayınlanmıştır.

 

Yeni yazılardan ve güncel gelişmelerden haberdar olmak için bizi Facebook Sayfamızdan takip edebilirsiniz.

Sailing Mia'yı Facebook'ta takip et

facebook.com/sailingmia

 

  • 2022 sezonu biraz bakım onarım işleriyle başlamış olsa da, sonunda Haziran ayının sonunda iskeleden ayrılıp güneye doğru olan seyrimize başladık. Ve tekneyle Kaş’a gidiyoruz dedik. Ama ne kadar güneye sorusunun cevabı henüz yok çünkü şu an hala Kaş’tayız. İlerleyen günler bize ne getirecek henüz bilmiyoruz.......

  • Tekneye yıldırım düşmesi hikayelerini sağdan soldan duyar, hayretler içinde dinlerdim. Bir gün bizim de başımıza gelebileceği hiç aklıma gelmemişti. Ama geçtiğimiz sezon yani 2021 yılının Ekim ayındaki bir fırtınada bizim de başımıza geldi. Bu yazıyı hazırlamamın sebebi; hem yıldırım düşmesinden etkilenen teknemizde karşılaştığımız aksaklıkları anlatmak......

  • Herkese merhabalar ve mutlu seneler. Uzun zamandır tembellik yapıp yeni bir yazı yazmıyordum. Yeni yıl, yeni hedefler, yeni umutlar derken, oturdum bilgisayarın başına ve beyaz bir sayfa açtım sonunda. Geçtiğimiz sezon karşılaştığımız problemlerden birinden; teknede akü kaynaması durumundan bahsedeceğim sizlere. Umarım faydalı bir yazı olur......

  • Fırat’la ara ara kitesurf öğrenmek için meraklanıp, daha sonra her seferinde bu merakı başka bir bahara erteliyorduk. Bir de doğruyu söylemek gerekirse, benim merakım çok uzun sürmüyordu çünkü kitesurf beni biraz korkutuyordu. Pek bana göre bir spor olmadığını düşünüp; ne gerek var, ben yoga yapmaya......

No Comments

Post A Comment