Denizde Yeni Bir Yaşama İlk Adım

Denizde Yeni Bir Yaşama İlk Adım

Yeni bir yasam, denizde yasam

Denizde yeni bir yaşam... Zaman çok enteresan bir kavram, çok göreceli. Bazen o kadar hızlı akıyor ki, bitmesini istemediğiniz anlar hemencecik bitiveriyor; bazen de bir türlü geçmek bilmiyor. Ama sonradan geriye dönüp baktığınızda “ne çabuk geçmiş zaman, sanki bu yaşananlar dünmüş gibi” derken buluyorsunuz kendinizi. İşte böyle, hafta içleri çalışarak ve hafta sonunun gelmesini iple çekerek, hafta sonu da zaman geçmesin, Pazartesi olmasın diyerek kovaladı günler ve haftalar birbirini.

Bu geçen zamanda teknemizin evrak işleri bitti, liman kaydı yapıldı. İsmini “Mia” olarak değiştirdik. Mia bizim kedimizin ismi, sokaktan evlat edindik. Biz onu bulmadık aslında o bizi buldu. Biz kaderimize razı olduk, o da evimizin neşesi oldu, bize uğur getirdi. İsim başvurusu yapacağımız zaman teknemize koyacağımız isim için çok düşündük. Bir sürü alternatifler, logo çalışmaları havalarda uçtu. Başka isimler de vardı aslında listemizde. Ama tekneniz Türk bayraklıysa kayıtlı olduğunuz limanda sizinle aynı isimde başka bir tekne daha olamıyor. Biz de bir kez daha kaderimize razı olduk. Uğurumuz bize bir kez daha şans getirsin diye Mia koyduk teknemizin ismini. Ve Mia’mızın kara bakımları bitti, denize indi. O denizlere, biz ona kavuştuk.

Amatör Denizci Belgesi Aldık ve Resmen Kaptan Olduk!

Evrak işleri derken kastım teknenin liman kaydı, varsa liman değişikliği, isim değişikliği, bağlama kütüğü, tekne sigortası ve tabi ki amatör denizci belgesi. Amatör denizci belgesi için https://ades.udhb.gov.tr/ sistemine kayıt olmanız ve ders çalışmaya başlamanız gerekiyor. Sistem genel bilgilerden başlıyor; tekne kısımları, yelkenli tekneler, seyirde dikkat edilmesi gerekenler, denizde çatışma, denize adam düşmesi, ilk yardım, makine & elektrik bilgisi gibi detaya inerek konu anlatımları ve videolar eşliğinde önce size konuyu anlatıyor, konu bitiminde de sizi o konudan sınava tabi tutuyor. Sınavlardan minimum %60 oranında başarı yakalamak gerekiyor. Tüm konular ve sınavlar bittiğinde de esas sınava giriliyor.

Biz İzmir’de yaşadığımız için İzmir Liman Başkanlığı’nda girmiştik sınava. Sınav düşündüğümüz kadar zor değildi. 1 saat sürenizin olduğu 50 sorudan oluşan bir test. Bu sınavdan da minimum 60 alırsanız geçebiliyorsunuz. Sınav bilgisayar ortamında yapılıyor ve biter bitmez geçip geçmediğinizi öğrenebiliyorsunuz. Geçtiyseniz amatör denizci belgesi için başvuruda bulunmanız gerekiyor. Ve belgeniz yaklaşık 2 hafta sonra hazır oluyor. Başarılı olamadıysanız ise sınava tekrar girmek için 1 ay beklemeniz gerekiyor.

Peki amatör denizci belgesini almak için illa tekne sahibi mi olmak gerekiyor? Hayır tabi ki.

Tıpkı ehliyet almak için illa arabanız olması gerekmediği gibi. Bu belge ile tekne kiralanabiliyor. Bir tekne sahibi olmadan önce birkaç kez tekne kiralayıp bu dünyanın size uygun olup olmadığını tartmak isterseniz, bu çok iyi bir fırsat olabilir sizin için belki de.

Tekneyi Nereye Bağlayalım Sorunu

Mia’mız suya indikten sonra, yepyeni bir serüven başladı bizim için. Nerede tutacağız tekneyi sorusu. Tekne bize yani İzmir’e yakın olsun istersek önümüzdeki seçenekler arasında Çeşme, Alaçatı, Sığacık, Urla ve Didim vardı. Tekne Marmaris taraflarında kalsın istersek ise seçenekler artıyordu. Teknenin eski sahipleri Orhaniye’de bir iskeleye bağlamışlardı tekneyi. Biz de ilk orada gördük zaten Mia’yı. Ve hem tekneye hem de Orhaniye Koyu’na vurulduk o an. Sonuçta yer değiştirmemeye karar verdik. Zaten Hisarönü Körfezi bu işi bizim gibi yeni öğrenenlere pratik yapmak için çok elverişli.

İzmir’den Marmaris’e Cuma günü iş çıkışı yola çıkıp, Pazar akşamı geri dönmek bir miktar yorucu olsa da, her güzel şeyin bir bedeli ya da katlanılması gereken bir noktası olmuyor mu zaten? Bütün hafta çalışıp Cuma gününü iple çekmek, Cuma 18:00’den sonra yorgun argın 4 saat yol yapmak. Ama sonra Cumartesi sabah uyandığında kamaradan çıkmana bile gerek kalmadan hemen yanı başındaki lumbozdan baktığında enfes bir manzarayla karşılaşmak bütün yorgunluğu, her şeyi unutturuyor insana. Sonra diyorsunuz ki kendi kendinize iyi ki şu an buradayım, iyi ki yaşıyorum ve yaşadığımı iliklerime kadar hissediyorum.

Teknemizi güzel bir yere bağlayacağımızı biliyordum. Ama bunun bu kadar huzur dolu, insanın ömrüne ömür katan bir yer olabileceğini tahmin dahi etmemiştim. Cennet gibi yerler var ülkemizin dört bir yanında. Sadece deniz kenarları değil elbette, başka güzellikler de var. Ama ben bir deniz aşığı olarak bu ıssız koyları, mavi ile yeşilin bütünleştiği bükleri, güneşin her batışının size farklı hissettirdiği adaları denizden keşfetmek için sabırsızlanıyorum.

İlk Kara Bakımı ve İlk Sorunlar

teknemizin ilk defa karaya alınması

Denizde yeni bir yaşam başladı başlamasına bizim için… Ama bu arada her şey sorunsuz bir şekilde ilerlemedi tabi ki.

Satın alma kararımız öncesi tespit ettiğimiz ufak tefek sorunların haricinde bir iki sürprizle de karşılaştık.

Tekneyi satın almadan önce survey yaptırmadığımıza pişman edecek kadar büyük masraflar olmasa da, adı üzerinde sürpriz işte. Bu sürprizlerden en önemlisi bence henüz çözemediğimiz su deposu kaçağı. Artık çok tercih edilmediği söylenen krom depomuzu yeni bir plastik depo ile değiştirme kararı vermeden önce kaçağın kaynağını bulma ve onarmayı deneyeceğiz. Dediğim gibi kaynağı henüz bulabilmiş değiliz. Bunda etken deponun çok büyük olması, baş kamarada yatağın altında yer alması, ve oraya nasıl girdiğini dahi aklımın almaması. Depo o kadar büyük ki, altında birikmiş suyu silmek için bile elimizi zor sokuyoruz. Depoyu değiştirmek istersek ya da kaçak deponun arka taraflarında bir yerde ise nasıl bir şekilde oraya ulaşacağız şimdilik bunu düşünmek istemiyorum. Ama ne olursa olsun çözülemeyecek bir şey değildir diye umuyorum.

Aslında moralimizi çok bozmayıp, normal karşılamamız lazım bunları. Öyle de yapmaya gayret ediyoruz çünkü sıfır bir tekne almadık biz, yaşı olan bir tekne aldık. Tabi ki arızalanan, değişmek isteyen parçalar olacak. Önemli olan bunları vaktinde tespit edip gerekli bakım ve onarımları yapmak.

Zehirli Boya Yerine Coppercoat

Teknemizin altı birkaç sene önce Coppercoat kaplanmış. Ve kaplamanın en az bir kaç sezon daha ömrü olduğu için zehirli boya ve uygulama işçiliği masrafımız olmadan ilk kara bakımını geçirmiş olduk bu sene. Coppercoat ülkemizde duyulmasına rağmen, yüksek ilk uygulama fiyatı sebebi ile çok az kişinin tercih ettiği, sağlıklı bilgiden ziyade kulaktan dolma bilgiler ile ön yargı ile yaklaşılan bir uygulama. Bu önyargıların başında yüksek maliyetli olduğu, çevreye zarar verdiği yanılgıları geliyor.

Yaptığımız araştırmalarda bunların tam tersi bilgiler ile karşılaştık. Basınçlı su ile yıkandığı anda tertemiz olan, biraz garip renkli ve lokal yamaları sebebi ile pek de göz zevkine hitap etmeyen bu kaplamanın önümüzdeki yıllarda yapacağımız birçok masraftan bizi kurtaracağını düşündüğümüzde, oldukça hoş gözükmeye başladı bile bize. Diğer taraftan her şey olabileceğinin en iyisi olsun istediğimiz için, ancak bu her şeyi aynı anda maddi anlamda karşılayamayacağımız için, ilk etapta seyir güvenliğimizi ilgilendiren işlere ayırdık bütçemizi. Mesela motor bakımı ve onarımı, arma kontrolü ve ayarları gibi olmazsa olmazlar.

İleriki zamanlarda teknedeki bakım ve onarım işlerini kendimiz yapabiliyor hale gelmek istiyoruz. Vinçlerin bakımı, tiklerin sikaflexlerinin onarımı, kırık bir makarayı yenisi ile değiştirmek gibi. Hepsi biraz araştırma, biraz da el kabiliyeti ile mümkün gözüküyor. Az biraz meraklıysanız bu işlere, ayıracak vaktiniz de varsa, olmayacak iş değil bence. Hatta çok da keyifli kendi teknenize kendinizin bakım yapması, ona zaman ayırarak güzelliğine güzellik katmanız. Sonuçta bu tekne artık bizim evimiz, yaşam alanımız. Biz ona iyi bakalım ki, o da bize iyi baksın. Bizi bilmediğimiz yerlere götürsün, yeni yerleri beraber keşfedelim. Beraber yeni ufuklara yelken açalım, uçsuz bucaksız mavilikte huzur bulalım.

Yazılış Tarihi : 15/03/2016
Yelken Dünyası Dergisi, Nisan 2016 sayısında yayınlanmıştır.

 

Yeni yazılardan ve güncel gelişmelerden haberdar olmak için bizi Facebook Sayfamızdan takip edebilirsiniz.

Sailing Mia'yı Facebook'ta takip et

facebook.com/sailingmia

 

  • Tekneye yıldırım düşmesi hikayelerini sağdan soldan duyar, hayretler içinde dinlerdim. Bir gün bizim de başımıza gelebileceği hiç aklıma gelmemişti. Ama geçtiğimiz sezon yani 2021 yılının Ekim ayındaki bir fırtınada bizim de başımıza geldi. Bu yazıyı hazırlamamın sebebi; hem yıldırım düşmesinden etkilenen teknemizde karşılaştığımız aksaklıkları anlatmak......

  • Herkese merhabalar ve mutlu seneler. Uzun zamandır tembellik yapıp yeni bir yazı yazmıyordum. Yeni yıl, yeni hedefler, yeni umutlar derken, oturdum bilgisayarın başına ve beyaz bir sayfa açtım sonunda. Geçtiğimiz sezon karşılaştığımız problemlerden birinden; teknede akü kaynaması durumundan bahsedeceğim sizlere. Umarım faydalı bir yazı olur......

  • Fırat’la ara ara kitesurf öğrenmek için meraklanıp, daha sonra her seferinde bu merakı başka bir bahara erteliyorduk. Bir de doğruyu söylemek gerekirse, benim merakım çok uzun sürmüyordu çünkü kitesurf beni biraz korkutuyordu. Pek bana göre bir spor olmadığını düşünüp; ne gerek var, ben yoga yapmaya......

  •  Hayatımın En Kötü Bir Haftası Bayramda ailelerimizi görmeye İzmir’e gitmiş, sonraki hafta Perşembe yani 29 Temmuz günü annelerimizle birlikte tekneye dönmek için yola çıkmıştık. O gün haberlerde duymuştum Marmaris İçmeler’de orman yangını başladığını. Fakat o an hiçbirimiz durumun ciddiyetinin farkında değildik. Ta ki Marmaris’e yaklaşana......

No Comments

Post A Comment